30 Nisan 2014 Çarşamba

İNSANOĞLUYUM;

  Söylemek istediğimiz ama söylemek için geç kaldığımız ya da daha erken diye ertelediğimiz zamanlar vardır. Bazen pişman oluruz söylemediklerimiz için bazen de söylediklerimiz için pişman oluruz. Bazen söylediklerimiz yüzünden kaybederiz sevdiklerimizi, kırarız. Bazen de söylemediklerimizden dolayı biz kırılır, benliğimizi kaybederiz.
  Öyle zamanlarda keşke deriz, keşke en iyi şekilde duygularımı dile getirsem, dilimin ucuna gelenleri cümlelere dökebilsem zorlanmadan. İşte ben öyle zamanlarda alırım elime kağıt kalemi, başlarım yazmaya.. Cümleler birbirinden alakasız dahi olsa sıralarım söylemek istediklerimi kağıda. Kimse bilmez yazdıklarımı. Küçük bir kutuda kilitli bir şekilde saklarım beni ben yapan düşünceleri...
  Onlara gönderilmemiş mektuplarım derim. Adı sanı olmayan, adresi bilinmeyen mektuplar... Bazıları geçmişte yaşamış hiç tanışma fırsatım dahi olmadığı büyük dedelere, devlet adamlarına, din adamlarına, katillere, cellatlara, şehzadelere, padişahlara hatta sokaktaki halka ait. Bazıları en yakınım ailem, arkadaşlarım, akrabalarım, günümüzde yaşayan sevdiğim ve sevmediğim herkese ait. Kendime sakladığım ne varsa o mektuplara dökerim ben. İçimdekileri bir şeye dökmesem, atmasam, kusmasam; insanoğluyum neticede nasıl arınırım kinimden, nefretimden, kırgınlıklarımdan?
  Üç günlük dünya için insanları kırmaktansa kalemleri kırmaktan, sayfalar harcamaktan yana olan biriyim. Hepimizin de böyle olması gerekmez mi zaten? Ne zaman göçüp gideceğimizi bilmediğimiz şu yalan dünyada sevdiklerimizi kırar, ah alır olduk. Hiçbir değeri olmayan para, mal, mülk, tarla, bahçe her şey için birbirimizin yakasına yapışır olduk. Küçük bir şey için çocuklarımız ölür oldu. Herkes nefretin, kinini kusacak bir kurban arar oldu. Sorgulamak gerek. Biz ne ara bu hale geldik ey insanoğlu? Ne ara birbirimizden başka kimsemiz yokken çıkarlarımızı düşünür olduk? Sen kininden, nefsinden arınmazsan ben arınmazsam nasıl iyiliklerle dolu kalır bu dünya? Gel sende arın bütün olumsuz yönlerinden. Vicdanınla, nefsinle, kininle, nefretinle baş başa kal ve defet onları içinden. Bak bakalım o zaman Yaradanın güzel yarattığı bu dünya sana çirkin görünecek mi? Kötü insanlarla dolu bir yer olarak görebilecek misin?
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder